Tasarımı Merkeze Koymak

Günümüzün en çok tartışılan konularından bir tanesi; Design Thinking. Kavram olarak dosdoğru çevirmek mümkün olmasa da “tasarım odaklı düşünmek, strateji üretmek” denilebilir. Biraz derinleştirmemiz gerekirse; tasarım süreçlerinin, karşılaşılabilecek sorunlara karşı kullanılması, tasarımın yalnızca ortaya bir ürün koyma biçimi olarak değil aynı zamanda işletmenin damarlarında bulunan tıkanıklıklara bir ilaç haline getirilmesi bir çözüm üretme biçimi olarak değerlendirilmesi.

Mevcut algıda, tasarımcının yalnızca ortaya görsel bir çözüm koyan kişiler olarak algılanması mesleki anlamda ülkemize çok geç giriş yapmış bir kavram olmasıyla ilişkili olduğunu düşündüğüm bir sorun. İşin özünde tasarım yapmak, son derece sancılı bir iş. Teknik yönleriyle ele alacak olursak; işletmeler, kullanıcılar ve materyaller arasında denklemler kurup; ortaya çıkan bu denklemin var olan bir soruna cevap üretmesi, işletmeler için katma değer sağlaması, kullanıcılar için cazip olması, malzemeler için sürdürülebilir olması. Bir top cambazın aynı anda havaya onlarca top atarak hiç birini düşürmemesi gibi adeta. Tasarımcılar, ürettikleri ürünler başarılı olsun ya da olmasın farklı düşünme sistemleri elde etmek durumundalar. Aksi durumda sürekli aynı yöntemleri kullanarak, tüm bu denklemlerden, farklı sonuçlar ortaya çıkarmaya çalışmak işletmeler için de, tasarımcılar için de zaman kaybından başka birşey olmayacaktır.

Tasarım odaklı düşünce yapısı; tam da tasarımcıların bu düşünme biçimlerini yalnızca ortaya bir ürün koymak için değil, bir strateji, plan ve karşılaşılabilecek sorunlara bir çözüm olarakta kullanılmasını ifade ediyor. Bu düşünce yapısını başarıyla uygulayan kişiler, işletmeler eşi benzeri olmayan ürünleri, hizmetleri ortaya koyuyor. Dünyanın en büyük otel servis eden şirketi Booking’in hiç hotele sahip olmaması, dünyanın en büyük toptan satış ağına sahip Alibaba’nın herhangi birşey üretmiyor olması ya da internetin en çok içeriğe sahip sitesi Facebook’un hiç bir içerik üretmiyor olması; sorunun hotele sahip olmakla ya da üretim yapmakla değil bunu servis etmekle ilgili olduğunu gören bir düşünce yapısının eseridir. Ülkemizden ve dünyadan yüzlerce örneğini görüyor, kullanıyoruz.

Bizlerde yüzlerce ürün ortaya koyuyoruz her biri birbirinin aynı, çok üretiyor az kazanıyoruz, çünkü; tasarımı ömrü artık tükenen bir ürünün yerine yenisini koymak için kullanıyoruz. Yenisini koymak zorunda kalmadığımız bir duruma erişmek adına değil. Tasarım odaklı düşünmek, tasarımı merkeze koymak bunu ifade ediyor.